Haldun Domaç, spor gazeteciliğinin dijitalleşmeyle hız kazandığını ancak denetim ve etik sorunların derinleştiğini belirterek, sosyal medyadaki kontrolsüz yapının dezenformasyonu artırdığına dikkat çekti ve genç gazetecilere sağduyu, şeffaflık ve fair play çağrısı yaptı. Dijitalleşme ve yeni medya teknolojilerinin yaygınlaşması, spor gazeteciliğinin üretim, dolaşım ve tüketim pratiklerinde köklü dönüşümlere yol açmıştır. Bu dönüşüm, haberin hızını artırırken; etik, denetim, doğrulama ve bilgiye erişim gibi temel gazetecilik ilkelerini yeniden tartışmaya açmaktadır. Spor gazeteciliği alanında uzun yıllara dayanan deneyimiyle öne çıkan Haldun Domaç, bu söyleşide dijitalleşmenin spor medyası üzerindeki etkilerini, endüstriyelleşen futbol yapısını ve gazeteciliğin geleceğini akademik bir çerçevede değerlendirmektedir. Haldun Domaç, spor gazeteciliğinde dijitalleşmenin en belirgin etkisinin hız olduğunu vurgulamaktadır. Sosyal medya platformları sayesinde haber üretim ve paylaşım süreçlerinin büyük ölçüde hızlandığını ifade eden Domaç’a göre, bu durum aynı zamanda ciddi bir kontrolsüzlüğü de beraberinde getirmektedir. Her bireyin düşüncesini ve yaşadığını anında paylaşabildiği bu ortamda, gazetecilik mesleğinin sınırlarının belirsizleştiğine dikkat çekilmektedir. Domaç, gazeteciliğin belirli bir eğitim süreci, etik sorumluluk ve kamusal görev anlayışı gerektirdiğini vurgulayarak, gönüllü muhabirlik ile profesyonel gazetecilik arasındaki farkın giderek silikleştiğini ifade etmektedir. Endüstriyelleşen Futbol ve Zayıflayan Gazetecilik Sosyal medyanın denetimsiz yapısının dezenformasyon ve manipülasyon risklerini artırdığına işaret eden Domaç, özellikle doğrulama mekanizmalarının zayıfladığı dijital mecralarda kamuoyunun yanlış yönlendirilebildiğini belirtmektedir. Bu noktada denetim kavramının sansürle karıştırılmaması gerektiğini vurgulayan Domaç, kontrol mekanizmalarının yokluğunun bilgi kirliliğini kaçınılmaz hale getirdiğini savunmaktadır. Televizyon ve basılı gazetelerde var olan kurumsal denetim yapılarına karşın, dijital medyada benzer bir düzenin bulunmaması spor gazeteciliği açısından önemli bir yapısal sorun olarak değerlendirilmektedir. Spor gazeteciliğinde gazeteciler, kulüpler ve sporcular arasındaki ilişkinin geçmişe kıyasla ciddi biçimde dönüştüğünü belirten Domaç, bu bağların büyük ölçüde zayıfladığını ifade etmektedir. Geçmişte gazetecilerin kulüplerle daha doğrudan temas kurabildiğini, antrenmanları yakından izleyerek bilgiye birinci elden ulaşabildiğini hatırlatan Domaç, günümüzde ise gazetecilerin yalnızca kulüplerin izin verdiği ölçüde bilgiye erişebildiğini dile getirmektedir. Bu dönüşümde futbolun giderek endüstriyelleşmesinin belirleyici bir rol oynadığına dikkat çekilmektedir. Endüstriyelleşen futbol yapısı içinde kulüplerin sporcuları ve üretilen bilgiyi ticari bir meta olarak gördüğünü ifade eden Domaç, “kulüp neyi sunmak isterse onun paylaşılması” anlayışının bağımsız spor haberciliğini ciddi biçimde sınırladığını belirtmektedir. Bilgiye erişimin kısıtlanmasının, sağlıksız ve tek yönlü bir haber akışı yarattığını vurgulayan Domaç, bu durumun manipülasyona açık bir zemin oluşturduğunu ifade etmektedir. Türkiye’de spor gazeteciliğinin kültürel bağlamına da değinen Domaç, Akdeniz ülkelerinde spor medyasının daha duygusal ve heyecan odaklı bir yapıya sahip olduğunu belirtmektedir. Bu durumun, basın mensuplarının zaman zaman kulüpler ve taraftarlar gibi davranmasına yol açtığını ifade eden Domaç, oysa spor gazeteciliğinin daha sağduyulu, mesafeli ve analitik bir yaklaşım gerektirdiğini vurgulamaktadır. Bu bağlamda Türkiye’de spor medyasının yapısal ve kültürel sorunlarının, uluslararası örneklerle karşılaştırıldığında daha net biçimde görülebildiği ifade edilmektedir. Tüm bu sorunlara rağmen spor gazeteciliğinin geleceğine dair umutlu bir yaklaşım sergileyen Domaç, özellikle yeni nesil gazetecilerin daha bilinçli bir mesleki duruş geliştirmesinin önemine dikkat çekmektedir. Genç gazetecilerin kulüplerle ilişkilerinde “yardımlaşma” anlayışı yerine, kamusal sorumluluğu ve şeffaflığı öncelemeleri gerektiğini savunan Domaç, gazeteciliğin temel amacının kulüplere hizmet etmek değil, doğru ve güvenilir bilgiyi kamuoyuna ulaştırmak olduğunu vurgulamaktadır. Söyleşinin sonunda sporun ve spor medyasının temel değerlerine değinen Haldun Domaç, sağduyu ve fair play ilkelerinin hem sahada hem de medya alanında belirleyici olması gerektiğini ifade etmektedir. Bu ilkelerin benimsenmesi halinde, spor gazeteciliğinin daha nitelikli, güvenilir ve toplumsal sorumluluk bilinci yüksek bir yapıya kavuşabileceğini belirtmektedir. Muhabir: Bahar Özkaya, Foto Muhabir: Berivan Türk Bunu paylaş: X'te paylaş (Yeni pencerede açılır) X Facebook üzerinde paylaş (Yeni pencerede açılır) Facebook Bunu beğen:Beğen Yükleniyor... İlgili Yazı gezinmesi 59 Yıllık Tarih Çoktü: Giresunspor Bal Ligi’nde