Giresun’dan dünya ya gelen Cansu Bektaş, Çocuk yaşta sporla tanışan, halteri ilk gördüğünde ne olduğunu bile bilmeyen, bugün dünya ve Avrupa şampiyonlukları, rekorlar ve madalyalarla Türk sporunun güçlü isimlerinden biri olan Cansu Bektaş, yalnızca kaldırılan kiloların değil, vazgeçilmeyen hayallerin de hikâyesini yazdı. 22 yaşındaki milli halterci Cansu Bektaş, Türkiye’nin son yıllarda yetiştirdiği önemli sporculardan biri haline geldi. Giresunlu olan Bektaş, yaklaşık yedi yıldır halter sporuyla ilgileniyor. Kısa sürede adını dünya ve Avrupa arenasına duyuran ve altın harflerle yazdırmayı başardı. Bugüne kadar 4 dünya, 7 Avrupa şampiyonluğu kazanan, Avrupa rekorlarına imza atan Bektaş’ın, İslami Dayanışma Oyunları’nda elde ettiği madalyalar ve büyükler kategorisinde dünya üçüncülüğü bulunuyor. Ancak bu başarı hikâyesi, bir halter salonunda planlanmış bir kariyerle değil; çocukluk yıllarından itibaren sporun içinde büyüyen, enerjisi bitmek bilmeyen bir çocuğun yolculuğuyla başladı. Cansu Bektaş, kendisini “yaramaz ama sporu çok seven” bir çocuk olarak tanımlıyor. Okulda hangi branşta takım kurulsa, orada mutlaka onun adı vardı. Babasının yönlendirmesiyle birçok farklı spor dalıyla tanıştı; okul takımlarında yer aldı, farklı branşları denedi. Uzun süre jimnastikle ilgilendi. Yaklaşık yedi yıl boyunca jimnastik yaptı. Ancak geçirdiği bir ameliyat sonrası spora ara vermek zorunda kaldı. Tekrar jimnastiğe dönmek için salona gittiği bir gün ise hayatının yönü tamamen değişti. O gün, halter salonunu ilk kez gördü. Aslında halterin ne olduğu konusunda neredeyse hiçbir fikri yoktu. Ancak antrenörü onu gördüğü anda farklı bir potansiyel fark etti. Yürüyüşünden halterci olabileceğini söyledi. O an Cansu için her şey çok basitti. Çocuk özgüveniyle yaklaştı bu yeni branşa. “Giderim, bakarım, yaparım; zaten biraz uğraşır en iyisi olur, sonra bırakırım” diye düşündü. Daha önce yaptığı sporlarda olduğu gibi. İlk gün salona gittiğinde oldukça iyiydi. Antrenörü de bunu açıkça dile getirdi. Ancak salonun küçük olması, kız sporcu bulunmaması ve arkadaşlarının onunla gelmek istememesi Cansu’nun hevesini kısa sürede kırdı. Açıkçası halter ona o günlerde çok cazip gelmedi. Bu süreçte en büyük destekçisi babası ve antrenörü oldu. Sürekli arayıp salona çağırdılar. Annesi ise haltere mesafeli yaklaştı; bu sporu istemedi. Cansu’nun da zaten gitme isteği çok güçlü değildi. Annesinin istememesi, onun için bir gerekçe oldu ve bir süre salondan uzak kaldı. Ancak ısrarlar sonuç verdi. “Gideyim, ne olacak ki” diyerek yeniden antrenmanlara başladı. Henüz iki aylık bir halterciyken antrenörü risk aldı. Normalde bu kadar kısa sürede yarışmalara girilmezdi. Ancak Cansu’nun bu sporu bırakabileceğini hisseden antrenörü acele etti. Ve Cansu, haltere başladıktan yalnızca iki ay sonra bir yarışmaya katıldı. O yarışma, her şeyin dönüm noktası oldu. Türkiye üçüncüsü oldu. Kazandığı madalya, onun için sadece bir başarı değil; hayatının yönünü belirleyen bir anıydı. O madalyanın verdiği his, Cansu Bektaş’ı haltere bağladı. O günden sonra artık antrenörler onu aramıyordu; Cansu antrenörlerini arıyordu. Sürekli daha fazla çalışmak, daha fazla antrenman yapmak istiyordu. Ailesinin, hocalarının ve çevresinin tüm uyarılarına rağmen spora olan tutkusu giderek arttı. Halter artık onun için geçici bir heves değil, vazgeçilmez bir yaşam biçimine dönüştü. Disiplin, fedakârlık ve süreklilikle geçen yıllar, onu önce milli takıma, ardından Avrupa ve dünya kürsülerine taşıdı. Başarının Simgesi Görsel kaynak: Cansu Bektaş Bugün Cansu Bektaş, yalnızca kazandığı madalyalarla değil; başladığı noktayı unutmadan yürüdüğü yolculukla da dikkat çekiyor. Halter salonuna ilk girdiğinde neyle karşılaşacağını bilmeyen bir çocuğun, dünya rekorları kıran bir sporcuya dönüşmesi, Türk sporunda ilham veren hikâyelerden biri olarak öne çıkıyor. Onun hikâyesi, sadece güçlü kasların değil; kararlılığın, sabrın ve vazgeçmemenin de hikâyesi. Cansu Bektaş, kaldırdığı her kiloyla birlikte, genç sporculara da “başlamak için her zaman bir adım yeter” mesajı veriyor. Muhabir: Bahar Özkaya, Görsel: Cansu Bektaş Bunu paylaş: X'te paylaş (Yeni pencerede açılır) X Facebook üzerinde paylaş (Yeni pencerede açılır) Facebook Bunu beğen:Beğen Yükleniyor... İlgili